Geleneksel yöntemlerin yerini artık teknoloji alıyor. Milli badmintoncular, akıllı sensörlerle donatılan antrenman sisteminde nabız ve oksijen takibi yaparak, hem dayanıklılıklarını artırıyor hem de maç temposunu daha iyi yönetiyor.
Kalp ritmiyle gelen başarı
Türkiye Badminton Federasyonu, sporcuların fiziksel performanslarını en üst düzeye taşımak amacıyla teknolojiyi sahaya indirdi. Milli sporcular artık antrenmanlarda polar sensör adı verilen giyilebilir teknolojiler kullanıyor. Bu sensörler sayesinde sporcuların anlık kalp atım hızları takip ediliyor, buna göre dinlenme ve yüklenme periyotları belirleniyor.
Kastamonu Milli Takımlar Kamp Eğitim Merkezi’nde yürütülen çalışmalarda sensörlerin sağladığı veriler, performans antrenörleri tarafından analiz ediliyor. Nabız yüksekliğinin hata oranını artırması nedeniyle, bu takip sistemiyle sporcuların maç içinde daha az hata yapması ve daha uzun süre yüksek tempoda kalması amaçlanıyor.

30 haftalık antrenman planı hazırlandı
Milli takımın atletik performans antrenörü Bülent Marancı, Türkiye Badminton Federasyonu’nun son yıllarda büyük bir dönüşüm yaşadığını belirtti. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın desteğiyle kurulan Yüksek Performans Birimi sayesinde bilimsel yöntemlerle hazırlanan 30 haftalık antrenman programı uygulamaya kondu.
Marancı, “Polar sensörler sayesinde sporcularımız sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da kendilerini tanımaya başladı. Nabızlarını, oksijen seviyelerini anlık görebiliyorlar. Bu da onlara ciddi farkındalık kazandırıyor,” dedi. Bu uygulamanın son turnuvalarda alınan madalyalara da olumlu katkı sağladığını sözlerine ekledi.
Laktik asit birikimi teknolojiyle yönetiliyor
Milli Takımlar Atletik Performans Antrenörü Murat Atıl ise akıllı sensörlerin sağladığı en büyük katkılardan birinin laktik asit birikimi ile mücadelede olduğunu vurguladı. Badminton gibi hızlı tempolu sporlarda ani dur-kalk hareketleri vücudun toparlanmasını zorlaştırıyor. Bu durum da sporcunun performansını doğrudan etkiliyor.
Atıl, “Eskiden sadece sezgilerimizle antrenman planlarken şimdi elimizde sayısal veriler var. Sensörler sayesinde hangi sporcunun ne zaman yorulduğunu, oksijen tüketimini ve toparlanma süresini net biçimde görebiliyoruz,” diyerek teknolojinin antrenman kalitesini artırmadaki rolünü anlattı.
Sporculardan olumlu geri dönüş
Milli sporculardan Buğra Aktaş, kondisyon kampında akıllı sensörlerin ciddi fayda sağladığını belirtti. “Nabzımız yükseldiğinde hata yapma riskimiz artıyor. Bu cihaz sayesinde nabzımızı anlık takip edebiliyoruz ve oyun içinde kendimizi daha iyi kontrol ediyoruz,” dedi.
Bir diğer milli sporcu Sinem Yıldız da “Artık daha bilinçli antrenman yapıyoruz. Hedefimiz sadece fiziksel dayanıklılık değil, aynı zamanda oksijen kapasitesini artırmak. Sensörler bu konuda bize rehber oluyor,” ifadelerini kullandı.





